Altın ve Gümüşte Tarihi Dalgalanma: Küresel Krizler Afrika Maden Sektörünü Hareketlendirdi
Rekor Rakamların Ardından Gelen Sert Satışlar Savaşlar, yüksek enflasyon ve ülkelerin giderek artan kamu borçları yatırımcıları uzun süredir güvenli liman arayışına itiyor. Bu tedirginlik ortamında altın ve gümüş, Fed’in faiz indirim beklentilerinin de etkisiyle geçtiğimiz günlerde tarihi zirvelerini test etti. Ancak piyasalardaki bu iyimser hava, haftanın son iki işlem gününde yerini sert bir satış dalgasına bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed yönetimine müdahale edebileceği yönündeki söylentiler ibreyi bir anda tersine çevirdi. Özellikle para politikasındaki şahin duruşuyla bilinen eski Fed yetkilisi Kevin Warsh’un göreve getirilme ihtimali, dolar endeksini dört yılın en düşük seviyelerinden hızla yukarı taşıdı. Küresel faiz beklentilerinin yukarı yönlü güncellenmesi ve yüksek fiyatların tetiklediği kâr satışları piyasadaki düşüşü hızlandıran ana etkenler oldu.
Gümüşte Tarihi Çöküş ve Tablonun Geneli Yaşanan bu geri çekilme sürecinden en büyük yarayı şüphesiz gümüş aldı. Hafta başında 121 dolar seviyesini görerek rekor kıran gümüş, 30 Ocak tarihinde tek bir günde yüzde 30’a varan kayıp yaşadı ve tarihindeki en kötü ikinci düşüşünü kaydetti. Gün içerisinde 72,43 dolara kadar sarkan fiyatlar, sonrasında toparlanarak 82,1 dolar seviyesine indi. Değerli metallerdeki ons bazlı kayıplar platinde yüzde 21,6, gümüşte yüzde 17, paladyumda yüzde 15,5 ve altında yüzde 2 olarak tabloya yansıdı. Tüm bu sert dalgalanmalara rağmen büyük resim aslında o kadar da karamsar değil. Gümüş ocak ayını yaklaşık yüzde 17’lik bir kazançla kapatarak yükseliş trendini korurken, altın yılbaşından bu yana yüzde 30 civarında değer kazanarak kriz anlarındaki koruyucu rolünü bir kez daha kanıtladı. Analistler, piyasadaki kısa vadeli spekülatif hareketlerin artık yerini orta vadeli değer istikrarına bıraktığı görüşünde birleşiyor.
Afrika Madenlerinde Devlerin Satın Alma Yarışı Değerli metallerdeki rekor fiyatlar ve yüksek kâr marjları, madencilik sektöründe taşları yerinden oynatıyor. Güvenilir coğrafyalarda uzun ömürlü varlıklara sahip olmak isteyen dev şirketler gözünü yeniden Afrika’ya dikti. Yakın zamanda Zijin Mining’in Allied Gold’u 5,5 milyar Kanada doları karşılığında bünyesine katması, kıtadaki altın sektöründe büyük bir konsolidasyon dalgasını tetikledi. Mali’nin altın üretiminde 2025 yılı verilerine göre yaşanan yüzde 23’lük düşüş bile devlerin iştahını kapatabilmiş değil. Senegal-Mali Kesme Zonu (SMSZ) olarak bilinen bölgede sular hiç durulmuyor. Barrick Mining Loulo-Gounkoto, B2Gold Fekola ve Zijin ise yeni edindiği Sadiola madeni ile bu hat üzerinde stratejik pozisyonlarını çoktan sağlamlaştırdı. Artık üreticiler belirsiz hayallerin peşinden koşmayı bıraktı. Odağı tamamen kanıtlanmış bölgelerdeki genişletilebilir maden sahaları oluşturuyor.
Desert Gold İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi Sektördeki bu hareketlilik, Kanadalı Desert Gold Ventures şirketini sahnenin tam merkezine yerleştiriyor. Şirket, SMSZ bölgesinde tam da bahsi geçen “Tier-1” seviyesindeki dev madenlerin arasında konumlanan 440 kilometrekarelik devasa bir araziyi kontrol ediyor. 1 milyon onsu aşan ve genişletilmeye oldukça müsait olan mevcut kaynakları, Desert Gold’u büyük oyuncular için mükemmel bir eklenti haline getiriyor. Şirketin mevcut altın fiyatlarıyla 100 milyon doları aşan net bugünkü değere (NPV) sahip küçük bir madene dönüşme ihtimali oldukça yüksek. Allied, Barrick ve B2Gold gibi devlerin bölgede sergilediği başarı senaryosunu kendi ölçeğinde hızla kopyalama potansiyeli taşıyor. Hatta şirket, sahadaki elverişli konumu sayesinde şimdiden bu elit ligin bir sonraki mantıklı satın alma hedefi olarak anılmaya başlandı. Bölgedeki tansiyon ve beklentiler artarken, şirketin değerlemesi de bu rüzgarı arkasına alıyor.
