Bitcoin’de Yılın Dibine Dönüş

Kripto para piyasalarının lideri Bitcoin, yaklaşık son bir ayda yaşadığı sert değer kaybıyla bu yıl elde ettiği tüm kazanımları geri verdi. Global kripto para borsası Coinbase verilerine göre, 17 Kasım Kore saatiyle 12:30 itibarıyla Bitcoin, 95.300 dolar (yaklaşık 139,2 milyon KRW) seviyelerinden işlem görüyor. Bu rakam, dünkü fiyata göre yaklaşık %0,3’lük bir düşüş anlamına geliyor. Mevcut fiyat seviyesi, kripto dostu olarak bilinen Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesinin ardından finansal piyasalarda yaşanan rallinin yaşandığı geçen yılın sonlarındaki seviyelere bir geri dönüş niteliğinde. Bitcoin, 6 Ekim’de ulaştığı 126.210 dolarlık (yaklaşık 184 milyon KRW) tarihi zirvesinden bu yana yaklaşık %24,5 değer kaybetmiş durumda.

Düşüşün Arkasındaki Nedenler

Aslında, bu yıl genel bir yükseliş trendinde olan Bitcoin fiyatları, son dönemde keskin bir düşüş sarmalına girdi. Piyasalardaki bu olumsuz havada, borsalarda konuşulan yapay zeka balonu söylentileri ve ABD’nin faiz indirimlerini ertelemesi gibi makroekonomik faktörler etkili oldu. Ancak, fiyatlardaki asıl ivme kaybı, geçen ayki ABD-Çin zirvesi öncesinde Trump’ın Çin’e yönelik %100’lük gümrük vergisi artışını değerlendirdiğine dair açıklamalarıyla başladı. Buna ek olarak, 3 Kasım’da piyasa değeri bakımından ikinci sırada yer alan Ethereum tabanlı bir platformun hacklenmesi ve 100 milyon dolarlık (yaklaşık 146 milyar KRW) bir varlık çıkışı yaşanması, piyasadaki güvensizliği daha da derinleştirdi. Bu gelişmelerle birlikte Ethereum da düşüşten payını alarak 3.170 dolar (yaklaşık 4,62 milyon KRW) seviyelerinde işlem görüyor.

Peter Schiff’ten Sert Uyarı: “Kan Kaybetmeden Altına Geçin”

Piyasalardaki bu çalkantı sürerken, tanınmış ekonomist ve kripto para eleştirmeni Peter Schiff, Pazar günü yaptığı bir değerlendirmede Bitcoin’in fiyat düşüşünü altının üstün performansıyla kıyasladı. Schiff, takipçilerine “kan kaybetmeden” veya “saldırıya uğramadan” önce Bitcoin satıp altına geçmeleri yönünde tavsiyede bulundu. Asya seansının başlarında altının 4.100 doları aştığını, buna karşılık Bitcoin’in 93.000 dolar seviyesini korumakta zorlandığını belirten Schiff, Bitcoin’in ayı piyasasının altınla kıyaslandığında “çok daha şiddetli göründüğünü” vurguladı.

Bitcoin Altın Karşısında Zemin mi Kaybediyor?

Rakamlar da bu karşılaştırmayı destekler nitelikte. Bitcoin’in Ekim ayındaki tarihi zirvesinde 1 BTC ile 30,634 ons altın alınabilirken, şu anda bu değer 23,26 onsa kadar gerilemiş durumda. Bu, BTC’nin altın cinsinden değerinin %24’ten fazla düştüğünü gösteriyor. Dahası, BTC’nin altın paritesi 13 Ağustos’ta 36,52 ons ile yılın zirvesini görmüştü. O günden bu yana lider kripto para birimi altın karşısında %36’nın üzerinde bir düşüş yaşadı. Elbette, Bitcoin destekçileri, Schiff’i kısa vadeli performanslara odaklanarak “hedef saptırmakla” suçluyor ve beş yıllık perspektifte Bitcoin’in hala altına karşı %134’lük bir artıda olduğunu hatırlatıyor.

Piyasalarda “Yapısal Değişim” İddiası

Ekim ayındaki “Kara Cuma” çöküşünden bu yana piyasalarda neler değiştiğine bakıldığında, bazı analistler önemli bir ayrımdan bahsediyor. Sermaye piyasası yorumcusu Kobeshi Letter, kripto piyasasında “yapısal bir değişiklik” yaşandığını ve altın ile Bitcoin’in artık zıt yönlerde hareket ettiğini vurguladı. Nitekim 10 Ekim ile 16 Kasım arasındaki verilere bakıldığında, Bitcoin %21,9 değer kaybederken, spot altın fiyatının %1,5 artış göstermesi bu tezi güçlendiriyor. Uzun süredir bir altın destekçisi olan Schiff ise altın konusunda oldukça iyimser; ons başına 20.000 doları aşacağını öngörüyor. Buna karşılık, “kripto para balonunun” eninde sonunda patlayacağını ve bu durumdan en çok Amerikalıların zarar göreceğini iddia ediyor.

Deutsche Telekom: ABD Büyümesi Kârı Destekledi, Rekor Temettü Yolda

Alman telekomünikasyon devi Deutsche Telekom, 2025 yılının üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. ABD pazarındaki güçlü performans sayesinde gelirler artarken, kârda bir düşüş yaşandı. Şirket, T-Mobile US’in başarısına dayanarak 2025 yılı beklentilerini yükseltti ve hissedarlarına hisse başına 1 Euro’luk rekor bir temettü dağıtmayı planladığını duyurdu.

Bilanço Detayları ve Yükselen Beklentiler

Şirketten 13 Kasım 2025’te yapılan açıklamaya göre, üçüncü çeyrekte net kâr yüzde 17,9 azalarak 2,4 milyar Euro’ya geriledi. Ancak ciro, yüzde 1,5 artışla 28,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bu büyümenin arkasındaki ana itici güç, şirketin gelirlerinin dörtte üçünü elde ettiği yurtdışı operasyonları, özellikle de T-Mobile US oldu. CEO Tim Höttges, “T-Mobile US’ten güçlü bir şekilde faydalanıyoruz” şeklinde konuştu. ABD’deki bu olumlu gelişmeler ve satın alınan rakip UScellular’ın konsolidasyonu nedeniyle Telekom, 2025 yılı tahminlerini bir kez daha yükseltti. Şirket, daha önce 45 milyar Euro’nun üzerinde beklediği düzeltilmiş FAVÖK AL (EBITDA AL) hedefini yaklaşık 45,3 milyar Euro’ya, 20 milyar Euro’nun üzerinde beklediği serbest nakit akışı AL hedefini ise yaklaşık 20,1 milyar Euro’ya çıkardı. ABD dışındaki operasyonlar için beklentiler ise değiştirilmedi.

Hissedarlara Rekor Kâr Payı

CEO Höttges, 2025 mali yılı için hisse başına 1 Euro temettü planladıklarını belirtti. Höttges, “Gücümüzden hissedarlarımızın da cazip bir dağıtım yoluyla faydalanmasını istiyoruz” diyerek bu kararı vurguladı.

Almanya ve ABD Pazarları Arasındaki Farklılık

Rakamlar, iki ana pazar arasında belirgin bir zıtlığı ortaya koydu. T-Mobile US, 2,3 milyon yeni mobil faturalı müşteri kazanarak güçlü büyümesini sürdürdü. Buna karşılık, Almanya’da gelirler yüzde 1,8 düşüşle 6,3 milyar Euro’ya geriledi ve şirket geniş bant pazarında 25.000 abone kaybetti. Yine de, Almanya pazarında olumlu sinyaller de mevcut. Telekom, kendi markaları altında 314.000 yeni faturalı mobil müşteri kazandı. Ayrıca, fiber optik (FTTH) alanında 155.000 yeni müşteriyle bugüne kadarki en iyi çeyreğini yaşadı. Höttges, Almanya’ya özel bir odaklanma vurgusu yaparak, “Burada artık neredeyse 12 milyon potansiyel bağlantıya (Homes Passed) ulaştık” dedi.

Hissenin Borsa Performansı

Bu haberlerin ardından Deutsche Telekom hisseleri, Perşembe günü (13 Kasım 2025, 12:55 itibarıyla) 27,38 Euro seviyesinde işlem görüyor. Bu, bir önceki günün kapanış fiyatı olan 27,31 Euro’ya göre hafif bir artışı temsil ediyor. Hisse, yüzde 0,26’lık bir artışla DAX endeksinde 17. sırada yer alırken, DAX endeksinin geneli yüzde 0,70 oranında bir düşüş yaşadı. Hissenin işlem hacmi 3.134.165 adet olarak gerçekleşirken, bir önceki işlem gününde bu rakam 6.552.314 olmuştu. Mevcut fiyat, hissenin 34,89 Euro olan 52 haftalık zirvesinin yüzde 21,52 altında bulunuyor. 52 haftalık en düşük seviye ise 26,00 Euro olarak kaydedilmişti.

Meta CEO’su Mark Zuckerberg’den Nvidia Yatırımcılarına Müjdeli Haber

Meta Platforms’ın (NASDAQ: META) 29 Ekim’de üçüncü çeyrek kazançlarını açıklamasının ardından şirket hisseleri %17 oranında değer kaybetti. Bu sert satış dalgasının arkasında yatan temel faktör ise her şeyden çok şirketin harcama politikası oldu. Ancak Meta’nın bu agresif harcamaları, görünüşte ilgisiz gibi dursa da, Nvidia (NASDAQ: NVDA) yatırımcıları için aslında harika bir haber niteliği taşıyor.

Yakın Geçmişten Bir Hatırlatma

Birkaç yıl önce “metaverse” konseptinin bir sonraki büyük mega trend olarak nasıl hızla ortaya çıktığını hatırlayabilirsiniz. Bir yönetici şirketinin operasyonları dönüştürmek için metaverse’ü nasıl kullanmayı planladığından bahsederse, yatırımcılar muhtemelen o hisseye akın ediyordu. Metaverse konusunda Meta’dan daha fazla yatırım yapan başka bir şirket olmayabilir; hatta adını Facebook’tan Meta Platforms olarak değiştirdi. 2022 yılı boyunca Meta, metaverse hedeflerine milyarlarca dolar akıttı. Şirketin satış, genel ve idari fonksiyonlarının yanı sıra araştırma ve geliştirmeye yönelik harcamaları da hızla artmaya başladı. İşletme giderleri şiştikçe Meta’nın serbest nakit akışı bozuldu ve bu da yatırımcıların şirketin gidişatı konusunda endişelenmesine neden oldu. Bu dinamikler, metaverse yatırımlarının beklenen meyveleri vermemesi nedeniyle yatırımcıların hisse senedinden soğumasına yol açtı ve olumsuz hava giderek artarken, hisseler 2022’nin sonuna kadar %60’tan fazla değer kaybetti.

Meta’nın Yeni Takıntısı: Yapay Zeka

Meta, giyilebilir donanım cihazları ve gelişmiş oyun platformları aracılığıyla metaverse’e hala bir düzeyde ilgi duysa da, şirketin ana odak noktası artık yapay zekaya (AI) kaymış durumda. Geçtiğimiz hafta yapılan üçüncü çeyrek kazanç çağrısı sırasında CEO Mark Zuckerberg, yeni ürün ve hizmetlerden bu projelerin tüketici katılımı ve satışlar üzerindeki doğrudan etkisine kadar şirketin yapay zeka yol haritasını ayrıntılı olarak anlatmak için oldukça fazla zaman harcadı.

Altyapı ve Yetenek için Artan Harcamalar

Meta’nın sermaye harcamaları (capex), bu yeni girişimleri finanse etmek için hızla artıyor. Bu harcamaların büyük bir kısmı iki ana kategoriye ayrılabilir: altyapı ve yetenek kazanımı. Bu yılın başlarında Meta, veri etiketleme girişimi Scale AI’ye 14,3 milyar dolarlık bir yatırım yaptı. Şirket aynı zamanda mühendislik ve araştırma kadrosunu güçlendirmek için de amansız bir çaba içinde. Rakiplerinin yapay zeka platformlarından çok sayıda üst düzey çalışanı transfer ederek Meta Superintelligence Labs (MSL) adını verdiği kendi iç operasyonunu kurduğu bildiriliyor. Şirket ayrıca Louisiana’da Hyperion olarak bilinen 5 gigawatt’lık bir tesis inşa ederek veri merkezi ayak izini de genişletiyor.

Yatırımcı Endişeleri ve 2022 Déjà vu’su

Bu gelişmelerin ortasında, yatırımcılar şirketin finans direktörü (CFO) Susan Li’den, gelecek yılki sermaye harcamalarının 2025 seviyelerine göre “belirgin şekilde daha büyük” olmasının beklendiğini öğrendi. Meta hisselerindeki satış dalgasının kıvılcımını ateşleyen de tam olarak bu yorum oldu. 2022’deki düşüşten hala yaraları taze olan birçok yatırımcı, Zuckerberg’in ilk büyük harcama çılgınlığı sırasında tarihin pek de nazik davranmadığını hatırlıyor ve benzer bir senaryonun tekrarlanmasından endişe duyuyor.

Bu Durum Nvidia’ya Nasıl Yarıyor?

Peki, Meta’nın bu devasa harcamaları Nvidia’yı nasıl etkiliyor? Nvidia’nın en büyük müşterileri arasında Microsoft, Alphabet, Amazon ve Oracle gibi bulut “hyperscaler” devleri bulunuyor. Aynı zamanda, Meta gibi diğer büyük ölçekli yapay zeka geliştiricileri de Nvidia’nın lider GPU mimarilerine erişim sağlamak için sıranın en önünde yer alıyor. Meta’nın sermaye harcama bütçesini artırma kararı, Zuckerberg ve Superintelligence Labs organizasyonu için yapay zeka altyapı yatırımının hala en önemli öncelik olduğunun açık bir sinyali. Bulut devleri ve Meta gibi teknoloji liderleri sermaye harcamalarını hızlandırdığı sürece, Nvidia’nın yapay zeka altyapı çağının en büyük kazananlarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor. Bu durum, Nvidia için katlanarak artan kârlılığın eşlik ettiği uzun süreli bir gelir yaratma döneminin altını çiziyor.

Wall Street Analistlerinin Radarı

Nitekim, Nvidia’nın (NVDA) durumu, Wall Street analistlerinin de yakından takip ettiği bir konu. Yahoo Finance kıdemli muhabiri Brooke DiPalma, piyasada en çok konuşulan hisse senetleri etrafındaki analist yorumlarını yakından izliyor. Bu listede Nvidia’nın yanı sıra, Affirm (AFRM) ve Sunrun (RUN) gibi diğer trend hisseler de bulunuyor. Piyasadaki en son hareketler hakkında daha fazla uzman görüşü ve analiz için piyasa katalizörlerini takip etmek önem taşıyor.